Home

Sınırları Kaldırabilmek

e-Posta Yazdır PDF

Son günlerde herkes mutsuz, Herkes endişeli Tamam herkesin bir nedeni var. Böyle olmak için ama hep oturup üzülecek miyiz? İşte size bu hafta, yaşadığımız zor dönemin sıkıntılarından bir nebze de olsa uzaklaşmamızı sağlayabilecek küçük bir reçete sunuyorum. Kendisi küçük ama etkisi büyük.Hintli bir yaşlı usta, çırağının sürekli olarak her şeyden şikayet etmesinden artık bıkmıştır. Ona güzel bir ders vermeyi düşünür. İlk olarak çırağını tuz almaya gönderir. Hayatındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyler.


Çırak, yaşlı adamın söylediğini yapar ama içer içmez ağzındakileri çıkarmaya başlar. ‘Tadı nasıl’ diye soran yaşlı adama öfkeyle ‘Çok acı’ diye cevap verir. Usta gülümseyerek çırağını kolundan tutar ve dışarı çıkarır. Sessizce az ilerdeki gölün kıyısına götürür ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyler. Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken, usta aynı soruyu sorar: ‘Tadı nasıl?’‘Ferahlatıcı’ diye cevap verir genç çırak. ‘Tuzun tadını aldın mı?’ diye sorar yaşlı adam, ‘Hayır’ diye cevaplar çırağı.

Bunun üzerine yaşlı adam, gölün kenarında diz çökmüş olan çırağının yanına oturur ve şöyle der: ‘Yaşamdaki acılar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Acının miktarı hep aynıdır. Ancak bu acının şiddeti, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Acın olduğunda, yapman gereken tek şey acı veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir’ diye ekler. Hikayede olduğu gibi biz de artık bardak olmayı bırakıp, göl olmaya çalışmalıyız. Sınırlarımızı her genişlettiğimizde ve kaldırdığımızda bizi bambaşka sürprizler de karşılayacaktır.

Pembe Candener: İşte İnsan

Comments (0)Add Comment

Write comment

security code
Write the displayed characters


busy
Son Güncelleme ( Pazar, 01 Şubat 2009 18:54 )  

ETKİNLİK SAYFASI